Bazen göğüste baskı–sıkışma, bazen merdiven çıkınca nefes nefese kalma… Kimi zaman da hiçbir belirti vermeden ilerleyen bir süreç. Koroner kalp damar hastalıkları, kalbi besleyen damarların (koroner arterlerin) daralması ya da tıkanmasıyla ortaya çıkar.
En doğru yaklaşım; şikâyetlerin nedenini muayene + gerekli tetkiklerle netleştirip, tedaviyi buna göre planlamaktır. Çünkü her darlık aynı riskte değildir ve her hasta için doğru seçenek aynı olmaz.
Koroner damarlar, kalp kasına oksijen taşıyan ana damarlardır. Bu damarlarda zamanla plak birikimi (ateroskleroz) oluşabilir. Plak arttıkça damar daralır; ileri durumda akım belirgin bozulur veya damar tıkanabilir.
Koroner damarlardaki akım bozulursa kalp kası yeterli oksijen alamaz. Bu durum:
Eforla gelen göğüs ağrısına (anjina),
Nefes darlığı ve çabuk yorulmaya,
İleri durumda kalp krizine
neden olabilir.
Koroner kökenli ağrı çoğu zaman:
Göğüste baskı/sıkışma/yanma,
Sol kola, boyuna, çeneye yayılım,
Eforla artıp dinlenince azalması
şeklinde tarif edilir. Her göğüs ağrısı kalpten olmaz ama kalpten olan ağrı geciktirilmemelidir.
Özellikle daha önce olmayan, sonradan başlayan:
Merdivende belirgin zorlanma,
Efor kapasitesinde düşme,
Eforla gelen göğüs baskısı ile birlikte nefes darlığı
koroner hastalık açısından değerlendirme gerektirebilir.
Evet. Özellikle diyabet hastalarında, yaşlılarda ve bazı kadın hastalarda koroner hastalık klasik göğüs ağrısı olmadan ilerleyebilir. “Yorgunluk, halsizlik, nefes darlığı, mide yanması gibi” daha silik bulgular ön planda olabilir.
Koroner hastalık riskini artıran en sık faktörler:
Sigara
Şeker hastalığı
Yüksek tansiyon
Yüksek kolesterol
Fazla kilo, hareketsizlik
Kronik stres / düzensiz uyku
Ailede erken yaşta kalp damar hastalığı olması riski artırabilir. Yaşla birlikte damar yapısındaki değişimler de süreci hızlandırabilir.
Göğüs ağrısı gibi şikâyetlerde ilk değerlendirme çoğu zaman EKG ve gerekli görülürse kan testleriyle yapılır. Özellikle kalp krizi şüphesinde troponin gibi belirteçler önemlidir.
Şikâyetin eforla ilişkisi varsa, doktor uygun görürse efor testi veya farklı stres testleri ile kalbin yük altındaki durumu değerlendirilir.
Kalp kapakları, kalp kasının kasılması ve yapısal durum EKO ile değerlendirilir. Koroner hastalığın kalp fonksiyonuna etkisi burada görülür.
Bazı hastalarda koroner BT anjiyo ile damar yapısı görüntülenebilir. Hangi hastaya uygun olduğu; şikâyet, risk durumu ve klinik değerlendirmeye göre belirlenir.
Şikâyet ve testler damar darlığını güçlü düşündürüyorsa, risk yüksekse veya tedavi planı netleşecekse klasik anjiyo gerekli olabilir. Amaç “tahminle değil”, net verilerle yol almaktır.
En sık tablo budur. Darlığın yeri, oranı ve hastanın şikâyeti birlikte değerlendirilir. Bazı darlıklar takip ve ilaçla yönetilir; bazıları girişim veya cerrahi gerektirebilir.
Kalp krizi sonrası bazı hastalarda stent yeterli olurken, bazı hastalarda damar yapısı ve yaygınlık nedeniyle cerrahi daha doğru seçenek haline gelebilir. Kararı; anjiyo bulguları ve genel durum belirler.
Birden fazla damarda ciddi darlık varsa tedavi planı daha bütüncül kurulur. Bu tabloda; damarların sayısı, darlıkların yeri ve kalp fonksiyonu karar üzerinde belirleyicidir.
Sol ana koroner, kalbin geniş bir bölümünü besleyen çok kritik bir damardır. Bu damardaki darlıklar, risk açısından daha dikkatli değerlendirilir ve tedavi kararı daha stratejik verilir.
Zaman içinde stent içinde daralma veya bypass greftlerinde problem gelişebilir. Bu durumda yeniden değerlendirme yapılır; bazen ilaç, bazen girişim, bazen de cerrahi seçenekler gündeme gelir.
Aşağıdakiler varsa acil başvuru gerekir:
10–15 dakikadan uzun süren baskı tarzı göğüs ağrısı
Soğuk terleme, bulantı-kusma, nefes darlığı
Bayılma, ciddi halsizlik
Ağrının kola/çeneye yayılması ve giderek artması
Eforla tekrarlayan göğüs baskısı/sıkışması
Sonradan başlayan belirgin çabuk yorulma
Merdivende nefes darlığının belirgin artması
Risk faktörleri yüksek olup yeni şikâyet başlaması
Bazı hastalarda düzenli takip, ilaç tedavisi ve risk faktörlerinin kontrolüyle güvenli şekilde ilerlemek mümkündür. Burada esas hedef; kalp krizini önlemek ve yaşam kalitesini korumaktır.
Bu karar “tek bir şablonla” verilmez. Genellikle şu başlıklar değerlendirilir:
Darlığın yeri (özellikle kritik bölgeler)
Kaç damarın etkilendiği (çok damar)
Kalp kasının gücü
Diyabet gibi ek hastalıklar
Daha önce yapılan girişimler
Hastanın şikâyeti ve yaşam kalitesi
Kalp ve damar cerrahisinde 20 yılı aşkın tecrübeye sahip Prof. Dr. Ali Aycan Kavala, koroner bypass’tan varis tedavisine geniş bir yelpazede hasta odaklı, modern tedavi yöntemleri sunmaktadır. Şu an Memorial Şişli Hastanesi’nde hasta kabul etmektedir
WhatsApp İletişim